27 Ocak 2026 - Salı

SÖZ SENETTİR DE… DERNEK GECELERİNDE NEDEN TUTULMAZ?

Dernekler yıl içinde birkaç önemli etkinliğe imza atar. Bunların başında kermesler ve eğitime destek geceleri gelir.

Yazar - FATİH MUHCU
Okuma Süresi: 3 dk.
FATİH MUHCU

FATİH MUHCU

fatihmuhcu@hotmail.com - 05462369940
Google News

 

SÖZ SENETTİR DE… DERNEK GECELERİNDE NEDEN TUTULMAZ?

Dernekler yıl içinde birkaç önemli etkinliğe imza atar. Bunların başında kermesler ve eğitime destek geceleri gelir. Eğitime yardım gecelerinin amacı aslında her yerde yazar: afişte, davetiyede, sahnede…

Amaç nettir: Üniversite öğrencilerine burs vermek, gençlere destek olmak.

 

Ancak iş, dernek gecelerinde verilen sözlere gelince tablo değişiyor.

 

Sunucu mikrofondan büyük bir coşkuyla anons eder:

“Fatih Muhcu’dan 10 bin lira!”

 

Salonda alkışlar yükselir, sahnede tebessümler dolaşır. İsimler protokol kartlarına büyük harflerle yazılır; unvanlar, şirketler sıralanır. Bir köşeye de “taahhüt edilen meblağ” not düşülür.

 

Gece biter…

 

Ertesi gün, hatta günler sonra vaat sahipleri aranmaya başlanır.

Kimi hiç bekletmeden sözünü tutar, parasını gönderir.

Kimi ise işi yokuşa sürer:

“Yok, tavşan dağa kaçtı… Dağ ne oldu, yandı bitti kül oldu…”

 

Zorla alınan paradan da çoğu zaman bir hayır çıkmaz.

 

Oysa eskiden beri söylenir: Söz senettir.

Bu sözler alkış almak için değil; bir öğrencinin umudu, bir gencin geleceği için verilir.

 

Bir de işin başka bir boyutu var…

Burs alan öğrencilerin bir kısmı, bu bursların nasıl ve hangi fedakârlıklarla verildiğini bilmez. Derneğe gelip bir “ahde vefa” örneği göstermez.

Bu da ayrı bir mesele.

Gelenleri, vefasını gösterenleri tenzih ederim.

 

Sponsorluk konusu ise başlı başına bir karmaşa…

O başlık şimdilik dursun.

Ancak şunu açıkça söylemek gerekir:

Kim neye söz verdiyse, yerine getirmek zorundadır.

Aksi hâlde yapılan iş hayır olmaktan çıkar, vitrine oynanan bir gösteriye dönüşür.

 

Bir de dernek gecelerinin protokol meselesi var.

Aslında baştan sona yeniden ele alınması gereken bir konu…

 

Geçtiğimiz günlerde bir ilçe derneği başkanıyla sohbet ettim.

“Bizim gecemizde üç ayrı bilet uygulaması var,” dedi.

 

Salon, sahneye olan mesafeye göre bölünmüş. Sahneye yakın masa daha pahalı. Mantık gayet açık: Parayı çok veren, sahneye yakın oturur.

 

Dernek başkanı şunu da ekledi:

“Protokol konuşmaları olmayacak. Açılışta kısa bir konuşma yapılır, ardından sanatçılar sahne alır. Bu geceyi eğlence amaçlı yapıyoruz.”

 

Tam da burada durup sormak gerekiyor:

Biz bu geceleri ne için yapıyoruz?

 

Şahsi kanaatimdir ve altını çizerek söylüyorum:

Söz verip sözünde durmayan, derneğe yük olan, gecenin ruhunu bozan eski protokol anlayışından artık çıkılmalıdır.

 

Numaralı masa sistemine geçilmeli.

Parayı çok veren en önde oturmalı.

Unvanıyla, makamıyla ön sıraya kurulup söz verip sonra ortadan kaybolanlara bu gecelerde yer olmamalıdır.

 

Dernek geceleri; alkış için söylenen boş vaatlerin değil, gerçekten elini taşın altına koyanların gecesi olmalıdır.

Eğitime destek sahnede değil; burs listesinde, öğrencinin cebinde anlam kazanır.

 

Neyse…

Lafı fazla uzattık.

 

Kalın sağlıcakla.

 
#
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları